Türkiye’de yaklaşık bir yıldır uygulanan buğday ihracatı kısıtlamalarının kademeli olarak gevşetilmesi, tarım ve gıda sektöründe yeni bir hareketlilik oluşturdu. İç piyasada fiyat istikrarını korumaya yönelik tedbirlerin ardından ihracat izinlerinin genişletilmesiyle birlikte un, makarna ve yem sanayisinde faaliyet gösteren firmalar yeniden dış pazarlara odaklanmaya başladı.
Sektör temsilcileri, özellikle Orta Doğu, Afrika ve Güneydoğu Asya ülkelerinden gelen taleplerin yaz aylarında artış gösterdiğini belirtiyor. Türkiye’nin güçlü un sanayisi sayesinde işlenmiş tarım ürünleri ihracatında rekabet avantajını koruduğu ifade edilirken, yeni sezonda kaliteli buğday üretiminin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi ihracat potansiyelini de destekliyor.
Uzmanlara göre ihracatın yeniden hız kazanması yalnızca döviz gelirlerini artırmayacak, aynı zamanda üreticilerin ürünlerini daha istikrarlı fiyatlarla değerlendirebilmesine de katkı sağlayacak. Tarım sektöründe faaliyet gösteren birçok şirket, yeni ihracat bağlantıları için hazırlıklarını sürdürürken liman ve lojistik firmalarında da hareketlilik yaşanıyor.
Ekonomistler ise küresel tahıl piyasalarında Rusya, Ukrayna ve Avrupa Birliği kaynaklı arz gelişmelerinin yakından takip edildiğini belirtiyor. Türkiye’nin stratejik konumu sayesinde bölgesel ticarette önemli bir merkez olmayı sürdürdüğü, özellikle işlenmiş tahıl ürünlerinde yüksek katma değerli ihracatın ön plana çıkacağı değerlendiriliyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yeni sezonda hem üretici gelirini koruyan hem de iç piyasadaki fiyat dengesini gözeten politikalarını sürdürmesi beklenirken, sektör temsilcileri ihracatın yılın ikinci yarısında daha güçlü bir performans sergilemesini öngörüyor. Bu gelişmenin tarım, lojistik ve gıda sanayisi başta olmak üzere birçok ekonomik faaliyeti olumlu yönde etkilemesi bekleniyor.


