Türkiye’nin yüksek katma değerli ihracat hedefleri doğrultusunda öne çıkan savunma ve havacılık sanayisi, 2026 yılının ilk yedi ayında büyümesini sürdürdü. Sektör temsilcileri, özellikle insansız hava araçları, elektronik sistemler, mühimmat, deniz platformları ve bakım-onarım hizmetlerine yönelik uluslararası talebin artmasının ihracat gelirlerine olumlu yansıdığını belirtiyor.
Son dönemde Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarına gerçekleştirilen teslimatlar, Türk savunma sanayisinin küresel pazardaki rekabet gücünü artırırken, sektörün yalnızca büyük ölçekli firmalarla değil, yüzlerce KOBİ’nin yer aldığı geniş bir tedarik zinciriyle büyümesi dikkat çekiyor. Alt yüklenici firmaların üretim kapasitesindeki artış, makine, metal işleme, elektronik ve yazılım sektörlerine de doğrudan katkı sağlıyor.
Ekonomi uzmanları, savunma sanayisinin klasik ihracat kalemlerinden farklı olarak yüksek teknoloji içermesi nedeniyle cari dengeye daha fazla katkı sunduğunu ifade ediyor. Ar-Ge yatırımlarının artmasıyla birlikte yerli üretim oranının yükselmesi de ithalat bağımlılığını azaltan önemli unsurlar arasında gösteriliyor.
Önümüzdeki dönemde uluslararası fuarlar, yeni iş birlikleri ve ortak üretim anlaşmalarının sektöre yeni ihracat kapıları açması bekleniyor. Uzmanlara göre savunma ve havacılık alanındaki büyüme yalnızca ihracat rakamlarını değil, nitelikli istihdamı, teknoloji yatırımlarını ve sanayi üretimini de destekleyen önemli bir ekonomik unsur olmaya devam edecek.


