Türkiye savunma sanayii, 2026 yılının ikinci yarısında ihracat performansını artırmaya yönelik çalışmalarını hızlandırırken, sektör temsilcileri yıl sonu hedeflerine ulaşılması konusunda olumlu beklentilerini koruyor. Son yıllarda geliştirilen yerli ve milli teknolojiler sayesinde uluslararası pazarda rekabet gücünü artıran Türk savunma şirketleri, Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarında yeni iş birliklerine odaklanıyor.
Özellikle insansız hava araçları, elektronik harp sistemleri, radar çözümleri ve akıllı mühimmat alanındaki gelişmeler, Türkiye’nin savunma teknolojilerinde küresel ölçekte dikkat çeken ülkeler arasında yer almasını sağlıyor. Uzmanlar, yüksek katma değerli savunma ürünlerinin ihracatının artmasının yalnızca döviz gelirlerine katkı sunmadığını, aynı zamanda teknoloji transferi, Ar-Ge yatırımları ve nitelikli istihdam açısından da ekonomiyi desteklediğini belirtiyor.
Sektör temsilcileri, uluslararası savunma fuarlarında gerçekleştirilen görüşmelerin yeni ihracat sözleşmelerine dönüşmesini beklerken, üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımların da hız kesmeden sürdüğünü ifade ediyor. Türk savunma sanayi şirketlerinin farklı coğrafyalarda yeni pazarlara açılması, ihracatın ülke çeşitliliğini artırırken olası küresel risklere karşı sektörün dayanıklılığını da güçlendiriyor.
Ekonomistler ise savunma sanayisinin Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatındaki payını artıran en önemli sektörlerden biri hâline geldiğini vurguluyor. Yılın geri kalan döneminde açıklanabilecek yeni anlaşmaların, ihracat rakamlarına olumlu yansıması beklenirken, sektörün uzun vadede Türkiye ekonomisinin büyümesine katkı sağlamayı sürdürmesi öngörülüyor.


