Küresel tedarik zincirlerinde son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Şirketler yalnızca en ucuz üretim merkezlerini tercih etmek yerine, tedarik güvenliği ve lojistik avantajlarını da daha fazla dikkate almaya başladı. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç de Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığı ve enerji koridorlarındaki konumu nedeniyle yeni dönemde önemli bir jeoekonomik fırsata sahip olduğunu belirtti.
Bu değişim Türkiye açısından özellikle sanayi ve ihracat alanında yeni fırsatlar yaratabilir. Avrupa pazarına yakın üretim merkezlerinden biri olan Türkiye, lojistik sürelerinin kısalması ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi arayışından faydalanabilecek ülkeler arasında bulunuyor.
Ancak bu fırsatın ekonomik kazanıma dönüşebilmesi için üretim maliyetlerinin rekabetçi tutulması gerekiyor. Enerji fiyatları, finansmana erişim, işçilik maliyetleri ve döviz kuru gibi faktörler Türk şirketlerinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü doğrudan etkiliyor.
Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin hem üretim kapasitesini koruması hem de yüksek katma değerli ürünlere yönelmesi önem taşıyor. Özellikle teknoloji, savunma sanayii, otomotiv, makine, seramik ve kimya gibi alanlarda yapılacak yatırımlar Türkiye’nin küresel tedarik zincirlerindeki konumunu güçlendirebilir.


