Avrupa’da karbon emisyonlarını azaltma hedefleri doğrultusunda yeşil hidrojen yatırımları 2026 yılı boyunca ivme kazanmaya devam ediyor. Almanya, Hollanda, İspanya ve Danimarka başta olmak üzere birçok ülke, yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrikle üretilecek yeşil hidrojeni ağır sanayi, ulaştırma ve enerji depolama alanlarında kullanmak için milyarlarca euroluk projeleri devreye alıyor.
Enerji uzmanları, yeşil hidrojenin özellikle çelik, kimya ve gübre üretimi gibi karbon yoğun sektörlerde fosil yakıtların yerini alabilecek stratejik bir alternatif haline geldiğini belirtiyor. Son aylarda açıklanan yeni yatırım kararlarıyla birlikte Avrupa’da elektrolizör üretim kapasitesinin de önemli ölçüde artırılması planlanıyor.
Bu yatırımlar yalnızca enerji sektörünü değil, makine üretimi, mühendislik, lojistik ve liman işletmeciliği gibi birçok ekonomik alanı da doğrudan etkiliyor. Özellikle Kuzey Denizi çevresinde kurulacak hidrojen koridorlarının Avrupa’nın enerji güvenliğini güçlendirmesi beklenirken, özel sektörün projelere olan ilgisi de her geçen gün artıyor.
Ekonomistler, hidrojen ekonomisinin önümüzdeki on yıl içerisinde yüz milyarlarca euroluk yeni bir pazar oluşturabileceğini değerlendiriyor. Avrupa Birliği’nin sağladığı finansman programları sayesinde özel sektör yatırımlarının hızlanması, yeni istihdam alanlarının oluşması ve temiz enerji teknolojilerinin ihracatında rekabet avantajı sağlanması hedefleniyor.
Uzmanlara göre yeşil hidrojen, yalnızca çevresel sürdürülebilirlik açısından değil, Avrupa’nın sanayi rekabetçiliğini koruması ve enerji bağımsızlığını güçlendirmesi bakımından da kritik öneme sahip olacak.


