Küresel ticaret ağlarında yaşanan değişim, Orta Koridor’u uluslararası lojistik sektörünün en önemli alternatif güzergâhlarından biri haline getiriyor. Çin’den başlayarak Orta Asya, Hazar Denizi, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan koridor, hem teslimat sürelerini kısaltması hem de tedarik zincirlerini çeşitlendirmesi nedeniyle uluslararası şirketlerin dikkatini çekiyor.
Lojistik firmaları, deniz taşımacılığında yaşanan gecikmeler ve jeopolitik riskler nedeniyle demiryolu ve intermodal taşımacılığa daha fazla yatırım yapmaya başladı. Türkiye’nin demiryolu altyapısını güçlendirmesi ve liman bağlantılarını geliştirmesi, bölgenin transit ticaretteki önemini artırıyor.
Uzmanlara göre Orta Koridor’un kapasitesinin genişlemesi; depolama, gümrük hizmetleri, taşımacılık, sigorta ve lojistik teknolojileri gibi birçok sektöre yeni yatırım fırsatları sunacak. Aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel lojistik merkezi olma hedefi açısından da önemli bir avantaj sağlayacağı değerlendiriliyor.
Uluslararası yük taşımacılığı yapan şirketler, dijital takip sistemleri ve akıllı lojistik çözümleriyle operasyonlarını daha verimli hale getirirken, koridor üzerindeki ticaret hacminin önümüzdeki yıllarda istikrarlı şekilde büyümesi bekleniyor.


