Enerji dönüşümünün hız kazanmasıyla birlikte dünyada bazı madenlerin ekonomik ve stratejik önemi giderek artıyor. Elektrikli araçlar, batarya sistemleri, güneş panelleri ve enerji depolama teknolojilerinde kullanılan hammaddeler geleceğin sanayi politikalarında önemli bir yere sahip.
Lityum, nikel, kobalt ve nadir toprak elementleri bu dönüşümün öne çıkan kaynakları arasında bulunuyor. Elektrikli ulaşım ve yenilenebilir enerji yatırımlarının büyümesi, söz konusu hammaddelere yönelik talebin de artmasına neden oluyor.
Bu durum ülkeler arasında yeni bir hammadde rekabeti oluşturuyor. Kaynaklara sahip olmak kadar bu kaynakları işleyerek yüksek katma değerli ürünlere dönüştürebilmek de ekonomik açıdan önem kazanıyor.


