Altın piyasası, ekim ayının ortasında küresel enflasyon verileri ve ABD Merkez Bankası’nın olası faiz adımlarına ilişkin beklentilerin etkisi altında kaldı. 16 Ekim’de spot altın ons başına yaklaşık 4.165 dolar seviyesine gerilerken, haftalık kayıp yaklaşık yüzde 0,7 oldu. Fiyat hareketleri, güvenli liman talebi ile yüksek faiz beklentileri arasındaki dengenin önemini ortaya koydu.
Altın, ekonomik ve jeopolitik belirsizlik dönemlerinde yatırımcıların yöneldiği varlıklardan biri olarak görülüyor. Ancak faiz getirmeyen bir yatırım aracı olması nedeniyle, tahvil getirilerinin yükseldiği dönemlerde alternatif yatırımlarla rekabet etmekte zorlanabiliyor. ABD’de enflasyonun beklentilerin üzerinde seyretmesi, faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği düşüncesini güçlendirerek altın fiyatları üzerinde baskı oluşturabiliyor.
Doların seyri de uluslararası altın fiyatları açısından önemli. Doların zayıflaması, dolar dışındaki para birimlerini kullanan yatırımcılar için altını daha erişilebilir hâle getirebiliyor. Buna karşılık enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu yeniden hızlandırabileceği endişesi, merkez bankalarının para politikası beklentilerini değiştirerek piyasada hızlı fiyat hareketlerine neden olabiliyor.
Türkiye’de altın fiyatları ons değerinin yanı sıra dolar/TL kuru, yerel talep ve alım-satım farklarından etkileniyor. Bu nedenle uluslararası piyasada sınırlı bir değişim yaşansa bile yurt içindeki fiyatlar farklı bir seyir izleyebiliyor. Önümüzdeki dönemde enflasyon verileri, merkez bankası açıklamaları ve jeopolitik gelişmeler altın piyasasının temel takip başlıkları arasında olacak.


