ABD’de ağustos ayına ilişkin enflasyon verileri, küresel piyasaların odağını yeniden ABD Merkez Bankası’nın para politikasına çevirdi. Tüketici fiyat endeksi ağustosta aylık bazda yüzde 0,4 yükselirken, yıllık enflasyon yüzde 3,4 seviyesinde gerçekleşti. Veriler beklentilerle büyük ölçüde paralel olsa da enerji maliyetlerindeki yükseliş fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığını gösterdi.
Enflasyon verisinin ardından piyasalarda Fed’in gelecek haftaki toplantısında faiz artırabileceğine yönelik beklentiler güçlendi. Faiz vadeli işlemlerinde 25 baz puanlık artış ihtimali yüzde 85 civarına çıkarken, bu oran veri öncesinde yaklaşık yüzde 67 seviyesindeydi. Böylece yatırımcıların para politikasına ilişkin beklentileri kısa sürede belirgin biçimde değişti.
Tahvil piyasasında da hareketlilik dikkat çekti. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi kısa süreliğine yaklaşık üç yılın en yüksek seviyesine yaklaşırken, 30 yıllık tahvil faizi de son yılların zirvelerinden birini gördü. Yüksek tahvil getirileri, şirketlerin finansman maliyetlerinden hisse senedi değerlemelerine kadar birçok alan üzerinde baskı oluşturuyor.
Buna karşın Wall Street’te gün içinde toparlanma görüldü. Petrol fiyatlarının zirvelerden geri çekilmesi ve teknoloji hisselerindeki yükseliş, ABD borsalarının haftalık kayıpların bir bölümünü telafi etmesini sağladı. Önümüzdeki hafta Fed kararı, küresel piyasaların yönü açısından eylül ayının en kritik ekonomik gelişmelerinden biri olacak.


