Küresel ekonomide 2 Temmuz itibarıyla yatırımcıların odağında enflasyon verileri ve büyük merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler yer alıyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’dan gelecek ekonomik göstergelerin, yılın ikinci yarısında finansal piyasaların yönünü belirlemesi bekleniyor. Son dönemde enflasyonda görülen kademeli yavaşlama, piyasalarda faiz indirimlerine ilişkin beklentileri güçlendirirken, merkez bankalarının temkinli duruşunu koruması yatırımcıların dikkatini çekiyor.
Uluslararası piyasalarda hisse senetleri, tahvil faizleri ve emtia fiyatları ekonomik veriler doğrultusunda hareket etmeyi sürdürürken, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışları da yakından takip ediliyor. Analistler, küresel büyüme görünümünün olumlu seyretmesinin uluslararası ticaret üzerinde destekleyici bir etki oluşturabileceğini ifade ediyor.
Enerji maliyetleri, tedarik zincirlerindeki gelişmeler ve jeopolitik riskler ise küresel ekonominin önündeki temel belirsizlikler arasında gösteriliyor. Bu başlıklarda yaşanabilecek olası değişimlerin enflasyon görünümü üzerinde doğrudan etkili olabileceği değerlendiriliyor.
Uzmanlar, yatırımcıların önümüzdeki süreçte açıklanacak makroekonomik verilere odaklanacağını ve küresel ekonomide dengeli büyümenin korunmasının piyasalar açısından olumlu bir gelişme olacağını belirtiyor. Özellikle yılın ikinci yarısında alınacak para politikası kararlarının hem döviz hem de sermaye piyasaları üzerinde belirleyici olması bekleniyor.


