İktisatbank 15 Ocak 2026 Günlük Piyasa Analizi ve Yorumu
Trump’ın hem Fed Başkanı Powell hem de İran konusunda daha temkinli bir dil kullanmasıyla, son günlerde piyasalarda etkili olan riskten kaçış eğilimi kısmen de olsa yatıştı. Altının ons fiyatı, son dönemde test ettiği 4.642 dolar seviyesinden kâr satışlarının gelmesiyle 4.580 dolar düzeylerine kadar geriledi. Son ayların gözde yatırım aracı olan gümüş ise 93,50 dolar seviyesini gördükten sonra %5’i aşan bir düşüşle 87 dolar civarına çekildi. Trump’ın İran’a yönelik “bekle-gör” mesajı ve Powell’ı görevden alma planı olmadığını açıklaması kısa vadede güvenli liman talebini zayıflatmış olsa da, temel hikâyenin değişmediğini düşünüyoruz. Düşük faiz ortamı, jeopolitik belirsizlikler ve küresel riskler, orta vadede kıymetli metalleri desteklemeyi sürdürecektir. Son günlerde soluksuz yaşanan yükselişin ardından görülen geri çekilmeyi ise sağlıklı bir düzeltme olarak değerlendiriyoruz.
Trump her ne kadar İran’a yönelik baskının hafiflediğini savunarak temkinli bir tutum sergilese de, belirsizliği yüksek tutarak ABD’nin askerî müdahaleyi bir koz olarak masada tuttuğunu düşünüyoruz. Başka bir ifadeyle, askerî seçenekler tamamen dışlanmazken, sürecin zamana yayılarak Tahran’ın atacağı adımların izlendiği bir dönemden geçiyoruz. Bu durum gerilimi geçici olarak frenlese de riskin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Nitekim Trump’ın konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gündemine taşıdığı da biliniyor. Öte yandan, protestoculara destek amacıyla müdahale sinyalleri verilmesi üzerine Tahran yönetimi, olası bir saldırı durumunda ABD üslerinin hedef alınacağını bölge ülkelerine ilettiğini açıkladı. Artan gerilim nedeniyle ABD’nin Orta Doğu’daki bazı kritik üslerde personel azaltımına gittiği görülüyor. Tüm bu gelişmeler, İran’daki iç krizin bölgesel bir askerî çatışmaya dönüşme riskini artırıyor.
Trump’ın bekle-gör mesajları yalnızca kıymetli metalleri değil, son dönemde arz endişeleriyle yükselen petrol fiyatlarını da baskıladı. Brent petrolün varil fiyatı altı günde 59 dolardan 67 dolara kadar yükselerek %11’i aşan bir artış kaydettikten sonra, bu sabah 64 dolar seviyelerine geriledi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ithalatçı ülkeler açısından olumlu görünse de, genel olarak enflasyonist etkiler yaratabileceği unutulmamalı. Net enerji ithalatçısı olan Türkiye için ise bu durumun cari açık ve enflasyonla mücadeleye destek sağlayacağı değerlendiriliyor.
Türkiye cephesinde, yeni yılla birlikte mali piyasaların olumlu bir seyir izlediğini görüyoruz. Sanayi verileri dipten dönüş sinyalleri verirken, TCMB’den beklenen faiz indirimleriyle artan yabancı ilgisi hisse senetlerini desteklemeye devam ediyor. Yılın ilk on iş gününde %11’in üzerinde yükselen ana endeks, dün günü daha sakin geçirdi. İran kaynaklı riskler nedeniyle dünkü işlemlerde iyimserliğin baskılandığını söylemek mümkün. Risklerin bu sabah itibarıyla hafiflemesiyle, bugün daha olumlu bir hava bekliyoruz. USD/TRY kuru 43,20 seviyelerine hafif yükselirken, CDS risk primi iki hafta önce test ettiği 200 baz puan seviyelerinden 224 baz puana çıktı. Piyasalar, 22 Ocak’taki TCMB PPK toplantısında 150 baz puanlık faiz indirimi beklerken, kamu zamlarının etkisiyle ocak ayı enflasyonunun %4 civarında gerçekleşebileceği öngörülüyor.
Türk varlıklarına yönelik artan ilginin bir diğer göstergesi de TCMB rezervlerindeki iyileşme. 13 Ocak valörlü işlemlerde TCMB’nin net yabancı para pozisyonu 64 milyar dolara yükselerek rekor kırdı. Yılın ilk sekiz gününde rezervler, büyük ölçüde altın fiyatlarındaki yükselişin de katkısıyla 10,6 milyar dolar arttı. Bu noktada TCMB’nin rezerv yönetimi ve net döviz alımlarının altı çizilmeli.
ABD borsaları ise dün günü düşüşle tamamladı. Özellikle teknoloji ağırlıklı Nasdaq Bileşik Endeksi %1 gerilerken, yıl başından bu yana getirisi yalnızca %1 seviyesinde kaldı. Buna karşın, küçük ve orta ölçekli şirketleri temsil eden Russell 2000 Endeksi yıl başından bu yana yaklaşık %7 yükselerek dikkat çekici bir performans sergiledi. Bu rotasyonun yakından izlenmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Trump’ın İran konusunda tansiyonu düşüren açıklamaları ve Powell’ı görevden alma planı olmadığının netleşmesiyle petrol ve kıymetli metaller geri çekilirken, Asya piyasalarında da temkinli bir hava hâkim. Küresel ölçekte yatırımcıların teknoloji ve yapay zekâ hisselerinden çıkarak daha döngüsel sektörlere yöneldiği görülüyor. Bu eğilim Asya borsalarına da yansırken, Japonya’da teknoloji ağırlıklı Nikkei 225 Endeksi %1’e yakın düşerken, Kore borsası %1 yükselerek rekor kırdı. Geniş tabanlı endekslerin görece daha dayanıklı kaldığı dikkat çekiyor. Uzun süredir piyasaları sürükleyen teknoloji, yarı iletken ve yapay zekâ hisselerinde satışlar derinleşirken, ekonomik büyümeye duyarlı sektörler ön plana çıkıyor. Yen, yıl başından bu yana dolar karşısında zayıf bir seyir izlerken, olası müdahale uyarılarının ardından sınırlı bir toparlanma gösterdi. Bitcoin ise 96 bin dolar seviyesinin üzerinde tutunurken, haftalık kapanış merakla izleniyor.
Günün veri gündeminde İngiltere ve Euro Bölgesi sanayi üretimi, ABD’de NY Fed imalat endeksi, PMI verileri ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları öne çıkıyor. Türkiye’de ise bütçe dengesi ile TCMB ve BDDK’nın haftalık bültenleri takip edilecek.


